TÜBA, COP31 için hazırladığı sentez raporuyla iklim değişikliğiyle mücadelede bilimsel politika önerileri sundu. Rapor, 2035 hedefleri için yol haritaları ve somut eylem planları içeriyor.
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBA), 31. Taraflar Konferansı (COP31) Başkanlığı’nın 2035 Küresel Uygulama Hedefleri doğrultusunda hazırladığı COP31 Eylem Gündemi Hedeflerine İlişkin Sentez Raporu ile iklim değişikliğiyle mücadelede bilimsel politika önerilerini sundu. Rapor, çevre, enerji, şehircilik, sanayi, eğitim ve finans alanlarını kapsayarak, ülkelerin 2035 hedeflerine ulaşması için yol haritaları ve somut eylem önerileri içeriyor.
TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, COP31’e ev sahipliği yapmanın Türkiye için tarihi bir sorumluluk olduğunu belirtti. Uzun yıllardır iklim değişikliği, enerji ve sürdürülebilir kalkınma gibi alanlarda yürütülen disiplinler arası çalışmaların raporun temelini oluşturduğunu ifade eden Şeker, iklim krizinin bilim, teknoloji ve uluslararası iş birliğiyle yönetilebileceğini vurguladı. Raporun COP31 sürecinde karar vericiler için bilimsel bir referans olacağını söyledi.
Şeker, bilimin iklim krizine karşı en güvenilir rehber olduğunu belirterek, raporun ortak anlayış geliştirilmesine katkı sunmasını hedeflediklerini dile getirdi. Yapay zekânın iklim mücadelesini hızlandırabilecek önemli bir araç olduğunu vurgulayan Şeker, bu teknolojilerin etik ve insan odaklı geliştirilmesi gerektiğini ekledi. Çevresel krizlerin yalnızca iklim değişikliğinden değil, savaşlar ve doğal kaynakların sürdürülemez kullanımından da beslendiğine dikkat çekerek, kalıcı çevresel sürdürülebilirliğin kalıcı barışla mümkün olabileceğini belirtti.
COP31 Başkanlığı’nın 2035 Küresel Uygulama Hedefleri için bilimsel dayanak sağlamak amacıyla hazırlanan rapor, temel sorunun teknoloji eksikliği değil, uygulamanın yavaşlığı ve finansman ile kurumsal kapasite desteği ihtiyacı olduğunu ortaya koyuyor. Rapor, mevcut teknolojiler ve bilgi birikimiyle hangi hedeflere ulaşılabileceğini analiz ediyor.
Çalışma, elektrifikasyon, sıfır atık, metan azaltımı, iklime dirençli şehirler, döngüsel sanayi, iklim eğitimi ve iklim finansmanını hayata geçirecek “Climate Implementation Bridge” modeline odaklanıyor. Enerji dönüşümü konusunda, elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payının 2035’e kadar %35’e çıkarılmasının hem teknik hem de ekonomik olarak mümkün olduğu belirtiliyor. Bunun için yenilenebilir enerjinin payının artırılması, fosil yakıt kullanımının azaltılması ve enerji şebekeleri ile depolama yatırımlarının hızlandırılması gerekiyor.
Atık yönetimi alanında, dünyanın atıkları bertaraf etmek yerine kaynak kullanımını yeniden tasarlaması gerektiği vurgulanıyor. Geri kazanım yatırımlarının karbon emisyonlarını düşürdüğü belirtilirken, dönüşümün atık oluşumunu azaltan ve döngüsel ekonomiyi temel alan politikalarla sağlanacağı ifade ediliyor. Şehirleşme başlığında, enerji verimliliği yüksek yapıların yaygınlaştırılması, mevcut binaların dönüştürülmesi ve iklim dirençli şehir planlamasının kritik önemi vurgulanıyor. Sanayi bölümünde ise döngüsel malzeme kullanım oranının 2035’e kadar en az %15’e çıkarılması hedefleniyor. Eğitim bölümünde ise iklim değişikliği konusunda toplumun tamamına ulaşacak yaygın eğitim programlarının teknoloji ve finans kadar önemli olduğu belirtiliyor.
Samsun Mercek, Samsun ve ilçelerinde yaşanan gelişmeleri gün boyu takip eden yerel haber sitesidir. Valilik, belediye ve kurumlardan gelen duyuruları, şehir gündemini ve Türkiye'den öne çıkan haberleri sade bir dille okurlarına ulaştırır.
Yorum Yap